Ana SayfaHaberlerDünyadanDünyada ilk ' Alevilik...

Dünyada ilk ‘ Alevilik Anabilim Dalı’ açıldı!

Google Haberler'de takip et!

Almanya’nın Hamburg Üniversitesi Dünya Dinleri Akademisi’nde Alevilik Anabilim Dalı açıldı. Açılış 2012 yılında kentteki İslam cemaatleri temsilcileri ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ile imzalanan ‘hak eşitliği anlaşması’ kapsamında oldu. Üniversitede dersler 2015 Ekim ayında başlayacak.

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre, Hamburg Üniversitesi Dünya Dinleri Akademisi Alevilik Anabilim Dalı Başkanlığı’na etnolog Dr. Handan Aksünger atandı. Münster Üniversitesi’nde Etnoloji ve Sosyoloji alanında eğitim gören Aksünger uzun yıllardan beri dinlerarası diyalog kapsamında Alevilik üzerine araştırmalar yapıyor.

Hamburg Üniversitesi Eğitim Fakültesi salonunda resmi tören düzenlendi. Aksünger tören öncesi açılan Alevilik kürsüsünün dünyada ilk olmasına dikkat çekerek, gerek teolojik eğitim gerekse Aleviliğin bilim olarak araştırılması bakımından önemli olduğunu söyledi.

Almanya’da yaklaşık 800 bin Alevi kökenli vatandaş yaşıyor. Alevilerin Türkiye’de ise 15 milyon ile 20 milyon arasında olduğu belirtilirken, Alevilik resmi olarak tanınmıyor.

‘ALEVİLİĞİN HEM SÖZLÜ HEM YAZILI TARİHİ ARAŞTIRILACAK’

Aksünger, “Alevilik hem sözlü tarihiyle hem de yazılı tarihiyle birlikte araştırılacak. Bu yapılırken de teolojik olarak öğretmen adaylarına din dersi verilecek. Aleviler kendilerini nasıl görüyorsa, bilim olarak bu şekilde yola çıkacağız. Aleviliğin çıkış noktası insan merkezli. 4 Kapı 40 makam insanın kamilleşmesi esasına dayanır. Aleviliği aynı zamanda İslam dininin çatısı altında sıkıştırmadan, kendine özgü yaşam biçimi ve inançlarıyla antropolojik olarak araştıracağız. Aleviliğin dinamik olması bir avantaj. Üniversitedeki eğitimimiz sırasında Kur’an da dahil olmak üzere farklı kaynaklardan yararlanacağız. Aleviliğe tek yönlü bakmak istemiyoruz. Aleviliğin sistematik olarak kendine özgü yapısından hareketle disiplinlerarası araştırmaya çalışacağız” dedi.

‘Toplumsal açıdan kaçınılmaz’

Dünya Dinleri Akademisi Dierktörü Prof. Dr. Wolfram Weise, farklı dinleri bir üniversitede okuma imkanının bilimsel açıdan gerekli, toplumsal açıdan da kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Hristiyanlık konusunda bilimsel analizlerin din bilimlerinde olduğunu; Yahudilik, İslam, Budizm, Alevilik ve diğer dinler için de varolmasının bir eşitlik sorunu olduğunu ifade eden Weise, çoğulcu toplumlarda dini çoğulculuğun da gözardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

‘ÖNEMLİ BİR KÖPRÜNÜN TEMELİ ATILDI’

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, Aleviliğin üniversitelerde bilimsel açıdan araştırılmasının önemli olduğunu ifade ederken, “Bu gelişim dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Aleviler için de bir örnek teşkil etmektedir. Almanya’daki Aleviler bütün taleplerini elde etmiştir. Aleviliğin sözlü tarihinin yazılı tarihe dönüştürülmesi bakımından da bugün bir köprü oluşturuluyor. Köprünün temeli bugün burada atılmış oldu. Umarım bu gelişme Türkiye’ye de örnek olur” diye konuştu.

Hamburg Üniversitesi Dünya Dinleri Akademisi Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Ursula Neumann, çoğulcu toplumlarda dinler ve disiplinlerarası bilimsel eğitimin önemini vurgulayarak, Aleviliğin İslam’ın bir parçası olup olmadığı şeklindeki tartışmalardan ziyade Aleviliğin “çok yönlülük ve çeşitlilik inanç pratiğiyle” değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Neumann ayrıca dinlerarası önyargıların giderilmesi hususunda da Hamburg’da ‘hak eşitliği anlaşmasının’ imzalanmasından dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirtti.

Almanya Hümanistler Birliği (HVD) Başkanı Otto Wolf yaptığı yazılı açıklamada Hristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlık dinlerinin yanı sıra Aleviliğin de bu toplumun bir parçası olarak değerlendirilmesi açısından bu adımın önem taşıdığını ifade etti. Wolf Aleviliğin hümanist, demokratik değerler sistemini savunan bir öğreti olduğunu belirtti.

‘İDEOLOJİK YAKLAŞIMLARDAN KAÇINILMALI’

Üniversitede Alevilik kürsüsünün resmi açılışında bulunan İslam Şurası Başkanı Dr. Mustafa Yoldaş, Aleviliğin ilim olarak ele alınması açısından bugünkü gelişmeyi pozitif bulduğunu söylerken, ideolojik yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini söyledi.

Yoldaş, “Alevilik üzerindeki sisin kalkması gerekiyor. Aleviler kendilerini nasıl görmek istiyorsa, o pencereden bakmalı. Alevilik ile İslam arasında inançsal farklılıklar yok. Alevilik Türkiye’de de tarihsel olarak araşırılmalı” dedi.

Süryani ve Yahudi cemaati temsilcileri de, uzun zamandan beri verilen mücadele sonucunda Hamburg’da imzalanan devlet anlaşmasının bütün dinler açısından büyük bir kazanım olduğunu belirtti.

Odatv.com

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Elena Shumilova’dan iç ısıtan 25 pastoral fotoğraf

Fotoğraf sanatı kimimiz için hobi kimimiz için de bir tutkudur. Rus...

17 çalışmasıyla Afganistan’ın tek kadın sokak sanatçısı Shamsia Hassani

Shamsia Hassani, Afganistan'da yıllardır süren savaşın ortasında kalmış yıkık dökük duvarları...

Diyarbakır’da Mutlaka Gezilip Görülmesi Gereken 10 Harika Mekan

Diyarbakır, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir....

4 partinin listesiyle Türkiye siyasetinde kadın erkek eşitliği

Milletvekili aday listeleri açıklanırken, kadın adaylarının siyasette katılımı da belli oldu. Cumhuriyet tarihinden beri siyasette karışılığı olmayan ve siyasetin dışına itilen kadın, bu seçimde de eşit bir şekilde temsil imkanı bulmasa da sayı her seçimde bir adım daha öne gidiyor.

Tartışı-Yorum

Murat Sevinç’ten Yılmaz Özdil’in “şarjör” benzetmesine dair bir yazı

Murat Sevinç'ten Yılmaz Özdil'in "kalaşnikof'a sürülen şarjör" benzetmesine göndermeli bir yazı kaleme aldı: "Kürtler mevzubahis olduğunda, gerisi teferruat ve utanç…"Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in HDP'ye verilecek oyları "kalaşnikof'a sürülen şarjör"e...

İttihat ve Terakki’nin Alevilik ve Bektaşilik üzerine araştırması

Neden İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC), Alevilik ve Bektaşilik üzerine bir araştırma yaptı?Kitabı ilk elime aldığımda kafamda bu soru ve içerisinde nasıl bir yaklaşım olacağı düşüncesi vardı.Günümüzde dahi yayınlanan...

Kolektif şiddet bilinci

Seçim beyannamelerinin yayınlandığı şu günlerde, partilerin, tıkanan ana damarımız olan “birlik beraberlik şuuru” bahsini, vaad metinlerine dahi almamalarına şaşmamak elde değil. “Birlik şuuru” deyince aklınıza saadece “kürt sorunu” geliyorsa,...