Ana SayfaKültür SanatEdebiyatTomris Uyar'dan aşık olunacak...

Tomris Uyar’dan aşık olunacak erkeğin 20 özelliği

Google Haberler'de takip et!

Türkiye edebiyat tarihinin nadide isimlerinden Tomris Uyar, aşık olunacak erkeğin 20 özelliğini saymış. Şöyle gelişiyor hikayet:

Bir 80 yazı akşamı, Füsun Akatlı, Nimet Tuna ve Tomris Uyar dönemin gözde mekanı Şadırvan’da buluşurlar.

Denizin tadını çıkarırlarken konu aşka, ‘aşık olunacak erkeğin özellikleri’ne gelir dayanır.

Nesnel bir bakış açısında karar kılan bu üçlü, bu yüzden erkeklerin de görüşlerini almaya karar verirler.

İlkin Turgut Uyar ve Edip Cansever’den görüşlerini alırlar.

Sonradan, güvenilir erkek diye niteledikleri Ferit Edgü, Mürşit Balabanlılar, Aydın Emeç gibi dostlarından da fikir alırlar.

Tomris Uyar, Aşk, Erkek,

Tomris Uyar’ın Yüzleşmeler’indeki 20 madde ise şöyledir:

1- Adam, (o dönemin gözde terliği) Tokyo giymeyecek. Belki de böylelikle onun evde pijamayla dolaşmaması güvenceye alınıyor. Şort yasak değilmiş. Yatarken çorap giymesinmiş.
2- Ama kes giyip jogginge çıkması, pazar günlerini doğa budalalığıyla geçirmesi -sizi de yürüyüşe zorluyorsa- yasak.
3- Pamuklu, keten, yün gibi doğal elyaf giyecek. Naylon ve parlak kumaşlar kesinlikle yasaktır. (Ferit Edgü’nün önemli katkısı: fanila giymeyebilir. Turgut Uyar’ınki: ama don giysin.)
4- Herkes adamın haftada en az bir kere yıkanmasına razıyken Ferit, her gün yıkanmasında diretiyor.
5- Kesinlikle uykucu biri olmasın ama uykusuzluğundan da yakınmasın. Uykusuz gecelerini paylaşılan bin şölene dönüştürebilsin.
6- Alkolik olabilir de sarhoş olmasın. (Ferit’in katkısı: düşebilir ama çelme takmasın.)
7- Uyuşturucu kullanmasına izin var mı? Mürşit’e göre, “ikinci kişiliği gündeme gelmiyorsa kullanabilir.” Turgut’a göre, “hem içki hem uyuşturucu olmaz!” galiba, izin pek yok.
8- TV’de “makul miktarda maç seyredebilir” ama yorum yapmadan, sessizce. Boks ve güreş sevmesin. Turgut “buz patenini” de eklemiş.
9- Tatil günlerini eşya onarmakla geçirmesin. Elektrik sigortası attığında, musluğun contası yenileneceğinde hemen işe sıvanmasın. Bir usta ayarlayacak kadar bilgili olsun (Ferit). Cereyana kapılmayacak ya da evi havuza çevirmeyecek kadar zeki olsun yeter (Turgut).
10- Ya yüzmeyi ya dansetmeyi bilsin ya da herhangi bir sporu iyi yapsın.
11- Haftada en az bir kitap okusun. Mürşit: Red Kit ile Asteriks’ten haberli olsun. Turgut: Pardayyanlar ile Arsen Lüpen’den de. Ferit: şu altı yazardan birini iyice okumuş olsun -Kafka, Shakespeare, Balzac, Sait Faik, Sartre ve F. S. Fitzgerald ya da Hemingway ama İhtiyar Adam ve Deniz sayılmaz. Edip: şiir de okusun.
12- Bir saz çalıyorsa çalsın ama dostlar toplantısında konser vermesin. Aynı şekilde isterse mavi yolculuğa çıksın ama dönüşünde dia gösterileri düzenlemesin.
13- Esprisi “humor”a dayalı olsun. Fıkra anlatmayı, “lazın biri,” diye başlamayı nükte sanmasın. Turgut: askerlik anılarını anlatmasın. Geçmişinden söz ederken, “Sene 1963…” diye girmesin söze. “1963’te filan. Ankara’dayken…” gibi başlasın.
14- Takside arka koltukta otururken de hesabı ödeyebilsin. Lokantada bahşişi yüzde ondan fazla bırakmasın. Garsonlarla bu koşullarda dostluk kurabilsin. Hesabı öderken cebinden tomarla para çıkarmasın. Diline dolamadığı sürece mali durumu önemsiz, yalnız arabası varsa, arabanın park yerine göre program düzenlemesin. Taksiye binebilsin. Çok istiyorsa yabancı sigara ve içki içebilir, tabi büyüklenmediği sürece. (O dönemde yabancı sigaralar kaçaktı.)
15- Edip Cansever’e göre, armağan almayı da vermeyi de bilsin. Her hesabı kendi ödemeye kalkışmasın.
16- Yemek masasında viski vb. İçmesin. Masaya gelen çerezlere saldırmasın.
17- Hayatında en fazla 6 kere doktora gitmiş olsun (ameliyat sayılmıyor). Antibiyotiklere düşkün olmasın.
18- İlk gördüğü insanlar hakkında acele ve değişmez yargılar verecek kadar gözükara bir psikoloji uzmanı kesilmesin.
19- Politik görüşü sola yakın bir aydın olsun. Ama dahi yerine daahi demeyecek kadar düzgün olsun Türkçesi. Parti sloganlarıyla konuşmasın.
20- Omlet, makarna ve biftek dışında yemek pişirmeyi becersin. Kendine yetsin. Kısaca, kişiliğini öne sürmeyecek kadar kişilikli olsun ama belli etmediğini de belli etmesin.

Giyiminden, zevklerinden, davranışlarına, günlük diline kadar her özelliğine karıştığımız (dikkat ederseniz, erkeklerin baskısı daha ağır!), bir yalnızlığa ittiğimiz bu adamcağızın fiziksel özellikleri pek önemli değil anlaşılan. Cinsellik konusunda ondan beklenen, “programlı olmaması, kendini bir şeylere zorunlu hissetmemesi, heteroseksüel olsa da homoseksüellerle dostluk kurabilmesi”.

Kaç yaşında bu zavallı acaba?

Nimet’e göre: 30, Füsun’a göre: 45, bana göre: 30.
Ferit’e göre: ideal olarak 25, Edip’e göre: 40, Turgut’a göre: 30-35, Mürşit’e göre: 35.
Son danışmanımız Aydın Emeç, “isteklerin oldukça ağır yine de mantıksız olmadığını” belirttikten sonra bir kahkaha atmıştı: “İyi ama bu adam zaten evlidir! Tutalım ki değil, kendini bunca eğitmek için bu toplumda nasıl hırpalandığını düşünürsek, sizin gibi vıdıvıdı kadınlar yerine güleç, uysal bir kadın seçmesi daha doğal değil mi?”

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

13 madde ile turist ile gezgin arasındaki fark

İnsanların tatil veya bir ülkeyi ziyaret etme algısı farklıdır. Kimisi gezgindir,...

Stoacı felsefeye göre kaçınılması gereken 15 tip insan

Stoacı felsefesi, evrenin bir düzen ve uyum içinde olduğuna inanan bir Helenistik felsefe ekolüdür.

Tüketim çılgınlığını durdurmanız için 7 sebep

Alışveriş, moda, tüketim, daha doğrusu ihtiyaçtan fazlasını tüketmek alışılagelmiş bir şey...

Sinema endüstrisinin enkazı altında kalan düşük bütçeli 15 film

Bazı filmler gerek düşük bütçesiyle, gerek ülkelerindeki baskılar nedeniyle, gerekse yaşadığı...

Tartışı-Yorum

Zülfü Livaneli: Türkiye’de faşizmin klasik sacayağı kuruldu

Zülfü Livaneli, Diken'de yer alan "Türk Faşizminin niteliksel dönüşümü" başlıklı yazısında yaşanan son gelişmeleri ve devam eden savaşı yazdı. Tarihten beri Türkiye'de faşizmin klasik faşizmden farklı olduğunu belirten Livaneli,...

Antonio Gramsci’nin 1916’da yazdığı “Ermeni sorunu üzerine” adlı makalesi

Tartışı-Yorum / Antonio Gramsci Bu yazı Antonio Gramsci’nin gençlik yıllarında yazdığı ve 11 Mart 1916’da Il Grido del Popolo’da (Halkın Çığlığı) yayımlanmış "Ermeni sorunu üzerine" makalesinin tam metninidir.Hep aynı hikâye....

Levent Ünsaldı “Söz ve eylemin anlaşmalı boşanmasına dair…”

Yetkin ve seçkin akademik kadrosu ve çağın gerektirdiği tüm teknolojik olanaklarla donatılmış Üniversitemiz, bilim ışığının gençlere ulaştırılmasında ve ülkemizin aydınlık nesillerinin yetiştirilmesinde tarihi ve vazgeçilmez bir duraktır…  Öğrenci İşlerinde bir gün…-...