Ana SayfaTartışı-YorumFikirsiz fikir sahipleri
Google Haberler'de takip et!

Mehmet Uzun* – Tartışı-Yorum

“Ustalık” dönemiyle kendini belli eden otokratik yönetimin neşter vurduğu sahalardan biride hiç şüpehiz akademi olmuştur. Ülkemiz üniversitelerinde öteden beri endişe verici düzeyde olan bilimsel kaygı yerini koltuk kaygısına, siyasi ve ideolojik gruplaşmalara bırakmıştır. Değişen zihniyetle, bilimle arasındaki pamuk ipliğini kopartan bilim insanları, otokratik anabilim dalları, fakülteler ve üniversitelerin sayısı artmaktadır. Artık üniversitelerde bir araya gelen bilim sevdalıları (!) ayak oyunlarında uzmanlaşmanın türlü yollarını aramaktadırlar.

Günümüz türkiyesinde bilim adamı ortaya koyduğu çalışmalar ile değilde üye olduğu siyasi parti nazara verilerek itibar görür oldu. Bu yaklaşım bilim insanını bilime yabancılaştırdı ve bilim daha çok doçentlik dosyasını hapsedilen günü kurtarma uğraşı haline geldi.

Elbette siyasi söylemlerle ivme kazanan toplumsal çözülmenin akademide kendine yer bulmaması beklenemezdi. Akademik kariyerin “şuncu, buncu” demekle kazanıldığına ikna olanlar, akademik kariyeri kazanma adına haysiyetlerini kaybettikleri bir yarışa tutuştular. Son yıllarda gündemine bilim yapmayı almayan, eleştiriye alerjisi olan sözüm ona bilim insanlarının (!) seside haliyle daha gür çıkmaktadır.

Ünlü bilim felsefecisi Karl Popper’a göre “Bilim yanlışlanabildiği sürece bilimdir”. Türkiye’de ise yapılan akademik çalışmanın eleştirilmesi kadar kabul edilemez başka bir haddi aşma yoktur. Eleştirenin soluğu anında kesilip tecrit edilmektedir. Türkiyedeki 114 devlet üniversitesinden hangisine kulak verirseniz verin değişen iktidar ile sürülen hocaların hikayesini duyarsınız.

Fişleyenlerle doldurulan fişlenenlerin koltukları ile yeni bir sosyo-kognitif tutuşma modeli oluşmuş ve fişleme furyası başlamıştır. Kendilerine yer açmak için türlü oyunlar içine giren sözüm ona muhafazakar AK akademisyenler ülkenin sadece bugününü değil geleceğini de aydınlatabilecek ampülün fişini çekmişlerdir.

YÖK’ün yakın zamanda aldığı karar genel konsensüse işaret etmektedir. Yaklaşık 4 yıl önce uygulamaya konulan nispeten objektif kabul edilebilecek ÖYP sistemini şu sıralar alışkanlık olduğu üzere, YÖK iptal edip beraberinde soru işaretleri getiren cari usül olan mülakatlı sisteme geri dönme kararı almıştır. Bilmeyenler için izah edeyim, ÖYP son dönemlerinde deforme edilse bile, akademik personel alımında mülakatın olmadığı nispeten objektif bir sistemdi. YÖK bu sistemi değiştirirken mazeret olarak üniversiteler arasında yıllık dağıtıma çıkan 4000 ÖYP kadrosunun üniversiteler tarafından istenmediğini, bunun yerine mülakat ile alım talebi olduğunu bildirdi. Bu açıklama akademide var olan konsensüsün vahamiyetini göstermektedir.

İtaat konusunda kalifiye, akademik köle arayan anabilim dallarının mülakat sevdası öteden beri olagelmiştir. Bölümlerde kemikleşen kadrolar, ÖYP ile merkezden atanan akademisyeni tehdit olarak algılamış, bölüm üzerindeki kontrolü kaybetme endişesi ile sisteme kapı kapatmıştır. Mutlak kontrolün nihai mutluluk olduğu akademiler siyasetin etkisi altından çıkmadığı sürece fikirsiz fikir sahiplerinin toplanmasıyla meydana gelmiş topluluk olarak kalmaya devam edecektir.

Hangi siyasi parti ya da gruba dahil olursa olsun bu tür akademisyenlerin akademide zulalanması ülkenin kaynak israfı olduğu gibi iktidarın imajına da çizik atmaktadır. “Bilime yatırım ülke geleceğine yatırımdır” düsturundan hareketle, AKP’nin akademik kafalarda AMPÜL yakacak yeni bilim politikaları geliştirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde üniversiteler üretme istidadı elinden alınmış, şakşakçılıkta uzmanlaşmış, bilimsel yaklaşıma yabancı bilim insanları (!) ile dolmaya devam edecektir.

*Akademisyen

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Slow Motion yöntemiyle çekilen 10 ağır çekim videosu

Görünce hayretler içinde kalacağınız 10 ağır çekim görüntüsünü sizin için listeledik. 1....

Sizde olmasını isteyeceğiniz 21 telefon kılıfı

Geçtiğimiz günlerde yabancı web sitesi boredpanda takipçilerinden ilginç telefon kılıflarını paylaşmalarını...

Dünyadaki en iyi mesleğin Doğa Fotoğrafçılığı olduğunu kanıtlayan 30 fotoğraf

Doğa ve vahşi yaşam fotoğrafçılığı hepimizin de hayal edebileceği gibi büyüleyici...

15 fotoğrafla dünyanın en pofuduk kedileri

Leonardo da Vinci'nin de dediği gibi; ''Kedi bir sanat şaheseridir''. Hele...

Tartışı-Yorum

Kerbelâ’ya Giderken İmam Hasan

Hz Ali, Harici İbni Mülcem tarafından şehit edildiğinde, ikinci İmam Hasan otuz yedi yaşındaydı. Al Müctaba (seçkin, seçilmiş) sıfatın erişmişti ve Ehlibeyt’in başına geçmişti.İmam Hasan, babası Hz. Ali’nin defin işlemlerini yaptıktan sonra,  bütün halkı topladı. Ramazan ayının 21....

Kara cumartesi; 95 ölü, 246 yaralı

Bu sabah uyandığımda hafta sonu tatili ve çiseleyen yağmurun gölgesinde daha düşünsel bir içeriği olan “zannımın kıpırtıları 2” başlıklı yazımı kaleme almayı düşünüyordum. Ancak öğle saatlerinde Ankara'dan gelen yürekleri...

Unutmayın, Affetmeyin, Delirin!

Sizlere bir ruh sağlığı uzmanı olarak, görüntüleri izlemeyin, izlettirmeyin demeyeceğim. Sizlere bu anın, bu dehşetin görüntülerini izlettirmek insanları travmatize eder, güvensiz hissettirir, katliamı yapanlara hizmet eder de demeyeceğim. İsrail’den,...