Ana SayfaHaberlerEkonomiBerberler yıpranma hakkı istiyor
Google Haberler'de takip et!

Ankara Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sezayi Kara, çalışma koşullarının yıpratıcılığı nedeniyle berber esnafı için erken emeklilik sağlayan yıpranma hakkı istedi. Kara, berber esnafının  yüksek Bağ-Kur primlerinin yanı sıra uzun prim gün sayısı ile mağduriyet yaşadığını, pandemi kısıtlamaları nedeniyle de ayda 20 gün çalışan berber esnafının 30 gün üzerinden prim ödediğini kaydetti.

Ankara Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sezayi Kara, “Berberlik mesleğinin, iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlikeli sınıfta yer aldığını belirterek, “Çok zor koşullarda çalışmak zorunda kalan ve sağlık açısından ciddi sorunlar yaşayan berber esnafımıza yıpranma indirimi getirilmesini istiyoruz.” dedi.

Oda Başkanı Kara  konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Berberler olarak çalışma koşullarının ağır olması sebebiyle birçok mesleğe nazaran daha fazla yıpranmaya maruz kalıyoruz. Bizler riskli ve zor  bir mesleğe sahibiz. Saatlerce ayakta efor sarfedilen mesleğimiz, el emeği ve göz nuru gerektiren, olmazsa olmaz diyeceğimiz meslek gruplarının arasında yer alan saygın bir meslektir.

BERBER UZUN SÜRE AYAKTA KALIYOR

Mesleğimizin çalışma koşulları gereği maalesef çoğu zaman günde 12-14 saat çalışan esnafımız, bedenen sürekli ayakta mesleğini icra etmesi sebebi ile buna bağlı olarak beden yorgunluğu ve stresin de beraberinde getirdiği sağlık problemleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Mesleğimizin gereğini yerine getirirken kan yoluyla bulaşan riskli hastalıklara karşı da tedbirli davranmak zorundayız ve öncelikle hem kendi sağlığımızı hem de müşterimizin sağlığını düşünerek hareket etmemiz gerekmektedir. Gün boyunca mesleğimizi ayakta yapmak zorunda kalmamız bizim için çok zararlı, maalesef ki meslek hastalıklarını da beraberinde getirmektedir. Damar hastalıkları, varis, bel fıtığı, boyun fıtığı ve bazı göz hastalıkları belli bir yaşa gelindiğinde mesleğimizi yapmakta bizleri zorlarken, bazılarımız da meslek hastalıklarımız nedeni ile sağlık yüzünden mesleği icra edememekte olup işi  bırakmak ve dükkanları kapatmak zorunda kalıyor. Binlerce meslektaşımız bu meslekten ekmek yiyor. Ailelerini de hesaba katarsak Türkiye genelinde bu rakam on binleri geçiyor. Berber esnafımızın istihdama sağladığı katkılar ve ekmek kapısı noktasında önemi tartışılamaz diye düşünüyorum. Esnafımızın yaşamış olduğu bu sıkıntıları göz önüne alırsak, günün çoğunlukla 12-14 saatini ayakta çalışarak geçirmiş ve 25-30 yılı aşmış esnafımızın yaşamış olduğu zorluklar nedeniyle yıpranma göz önüne alınarak kanunlarda düzenleme yapılması ve erken emekli olabilmeleri sağlanmalıdır. Diğer risk gruplarında olan mesleklere tanınan yıpranma hakkı ile erken emekliliğin berber esnafımızın da hak ettiği düşüncesindeyiz.”

“9 BİN OLAN PRİM GÜNÜ  DÜŞÜRÜLMELİ”

Berber esnafının yüksek Bağ-Kur primi ve uzun prim gün sayısına katlanmak zorunda bırakıldığını belirten Oda Başkanı Kara, “Esnafımız, yüksek Bağ-Kur primlerinin yanı sıra uzun prim gün sayısı ile mağdur ediliyor. Bağ-Kur prim gün sayımız çok yüksek. Bizler esnaf olarak kendi Bağ-Kur primimizin yanı sıra yanımızda çalışanların da sigortalarını ödemekle yükümlüyüz. Yanımızda çalışan kalfa ve ustalarımız; SGK çalışanları 7 bin 200 iş günü prim sayısı üzerinden emekliliğe hak kazanırken, esnaf olarak bizlerin  prim gün sayısı 9 bin  iş günü.  Hem kendi Bağ-Kur’unu hem de yanında çalışan işçisinin primlerini ödemekle yükümlü esnafımız günümüz şartlarını, özellikle bir yıldır içinde bulunduğumuz zorlu pandemi sürecini de göz önünde bulunduracak olursak maalesef her yönden zorlanmaktadırlar. Berber esnafımızın da emekli olabilmesi için prim gün sayılarının SGK çalışanları gibi 7 bin 200  işi günü olmasını ve prim gün sayılarını dolduran esnafımızın emeklilik için hizmet yılını doldurma süresinde ise sadece sağlık sigorta ücretini yatırılmasını talep etmekteyiz.” ifadelerini kullandı. 

Kara, pandemi kısıtlamalarından dolayı ayda 20 gün çalışan berber esnafının 30 gün üzerinden prim ödediğini, bu durumun da ayrıca mağduriyet yaşanmasına sebep olduğunu sözlerine ekledi.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Daha önce hiç görmediğiniz 27 tarihi fotoğraf

Tarihin derinliklerinden çıkan fotoğraflar bazı zamanlar tarih kitaplarından bile daha değerli...

Godard’tan Haneke’ye Avrupa sinemasından en iyi 10 sanat filmi

Press Haber | Avrupa sinemasının kuşkusuz Hollywood ile ayrılan en büyük...

İTÜ’de kendi alanında ilk birçok teknolojik tarihi eser yeşiller giydi

İstanbul Teknik Üniversite’sinde (İTÜ) emektar eserleri doğa ile buluşturan sergi açıldı....

#türkiyeninyarısı kadınama sanki hiç yoklar!

Türkiye'de toplumun yarısın oluşturan kadınlar, toplumsal, ekonomik ve siyasal eşitsizliklerin kronikleşmiş...

Tartışı-Yorum

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor...

Doğu’nun Boşaltılan Ruhu ve IŞİD

Faruk İşbilen - Tartışı-Yorum İnsanı bir kukla gibi düşünürsek onu hayat kazandıran ipler vardır. Bu ipler sağlık, madde ve ruhtur. İnsanı bu üçü ayakta tutar. İlk çağlarda insanları yok etmek...

Oruç nedir?

Oruç, insanın bedenini kontrol etmek, disiplin ve denetim altına almak, ruhsal yapısını güçlendirmek için yaptığı bir ibadettir. Oruç ibadeti belirli zamanlarda yeme, içme, cinsellikve eğlenmekten mahrum bırakma gibi; istekleri/duyguları  terk ederek, zihinsel/ruhsal yapıya...