Ana SayfaHaberlerBilimYuri Gagarin hakkında bilinmeyen...
Google Haberler'de takip et!

Sovyet Kozmonot Yuri Gagarin, 12 Nisan tarihinde, henüz 27 yaşında iken uzaya çıkan ilk insan olmasıyla hatırlanacak. Dünyanın ilk kozmonotu olan Gagarin ve onun tarihsel uçuşuyla ilgili çokça bilinmeyen 10 önemli dönüm noktasını sıralıyoruz. 12 Nisan 1961 tarihinde yerel saatle 06:07’de Vostok-1 adlı hava aracının Baikonur Uzay Merkezi’nden havalanmasıyla birlikte Yuri Alekseyevich Gagarin, uzaya çıkan ilk insan olmakla birlikte, insanlık tarihinde yeni bir dönemin de ilk adımını atmış oldu.

1. Gagarin, 9 Mart 1934’te Rusya’nın batısında bulunan Klushino adlı köyde dünyaya geldi. Köy daha sonra Gagarin adını aldı. Gagarin, ailenin dört çocuğundan üçüncüsüydü; ondan büyük olan iki kardeşi Nazilerin toplama kamplarına sürgün edilmiş ve orada köle olarak çalıştırılmıştı.

2. Yerçekimsiz ortamda Gagarin’in çalışabileceğini kimse garanti edemezken, Vostok-1 tamamen otomatikti. Herhangi bir acil durumda uzay gemisinin manuel kontrolünü aktif hale getirmek için belirlenen özel kod, sadece Gagarin’e verilmişti.

3. Gagarin, uçuşunun öncesinde, uzmanlar tarafından farklı psikolojik ve fizyolojik testlere tabi tutulan birçok adayın arasından seçilmiştir. Gagarin bu testlerden, kararlılık, amacına odaklanma ve yeterlilik açısından açık bir şekilde lider olarak çıkmıştır.

4. TASS haber ajansı, uçuş öncesinde üç olası haber hazırlamıştı. Bunlardan ilki, görevin başarıya ulaşmasından; ikincisi, yörüngeye çıkamayan Vostok-1’in bir ormana ya da okyanusa düşmesinden ve Gagarin’in bulunması için yapılan yardım çağrısından; üçüncüsü ise, Gagarin’in trajik bir şekilde ölmesinden oluşuyordu.

5. Gagarin, Baikonur Uzay İstasyonu’ndan bir teğmen olarak havalandı. Yere indiğinde ise, o artık bir binbaşıydı. Terfiyi havadayken almıştı.

Uzaya çıkan ilk insan Rus Kozmonot Yuri Gagarin

6. Gagarin ölme ihtimaline karşın, uçmasından birkaç gün önce karısı Valentina’ya bir veda mektubu yazmıştı. Uçuş başarıyla gerçekleşmesiyle birlikte mektup unutulup gitti; mektup Valentine’e, ancak 1968 yılında Gagarin’in canını alan uçuş kazası gerçekleştiğinde ulaşmış oldu.

7. Gagarin bir aile insanıydı. Genç yaşta Valentina ile evlenmiştir ve çiftin iki kız çocuğu olmuştur.

8. Sovyetler Birliği’nin kahramanlarından birisi olan Gagarin dindar birisiydi.

9. Gagarin’in İngiltere’ye ziyaretinde Kraliçe Elizabeth II, adabı muaşeret kurallarına uymasa dahi, Sovyet Kozmonotu’yla fotoğraf çektirmek istemiştir.

10. Gagarin bir kez daha uzaya gitmeyi planlamaktaydı ancak efsanevi kozmonot, 1968 yılında antreman yaparken bir uçak kazasında hayatını kaybetmiştir. Gagarin, hala Sovyetler Birliği’nin kahramanları arasında yer almakta ve heykeli Rusya’da bulunmaya devam etmektedir.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

World Leaders Are People Too: Artist Shows Them Doing Their “Duty”

Given all the hefty decisions that today’s world leaders often have...

Her çocuğun mutlaka okuması gereken 10 çocuk kitabı

Bu listede daha iyi bir dünya ve çevresine duyarlı bireyler yetiştirmek...

En güzel sahneleriyle Erdal Tosun

Tiyatro ve sinema sanatçısı Erdal Tosun geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını...

Dahi olmak için hasta olmanın şart olduğunu kanıtlayan 17 şahsiyet

Dahi olmak bazen deli olmaktan geçer. Ya da hayatın büyük bir...

Tartışı-Yorum

Zülfü Livaneli: Türkiye’de faşizmin klasik sacayağı kuruldu

Zülfü Livaneli, Diken'de yer alan "Türk Faşizminin niteliksel dönüşümü" başlıklı yazısında yaşanan son gelişmeleri ve devam eden savaşı yazdı. Tarihten beri Türkiye'de faşizmin klasik faşizmden farklı olduğunu belirten Livaneli,...

Antonio Gramsci’nin 1916’da yazdığı “Ermeni sorunu üzerine” adlı makalesi

Tartışı-Yorum / Antonio Gramsci Bu yazı Antonio Gramsci’nin gençlik yıllarında yazdığı ve 11 Mart 1916’da Il Grido del Popolo’da (Halkın Çığlığı) yayımlanmış "Ermeni sorunu üzerine" makalesinin tam metninidir.Hep aynı hikâye....

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey...