Ana SayfaHaberlerPolitikaAbdullah Gül'den 7 Haziran...
Google Haberler'de takip et!

Abdullah Gül 7 Haziran seçimlerine yönelik “Açıkça söyleyeyim, benim tahminim şu; muhalefet partilerinin Meclis’te daha güçlü olacaklarını tahmin ediyorum ama tek parti hükümetinin devam edeceğini öngörüyorum. Risk ve tehditleri gözönüne alarak seçimden sonra güçlü bir şekilde yeni başlangıç yapmak Türkiye için elzem.” açıklamasında bulundu.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, genel seçim sonuçlarına ilişkin, “Açıkça söyleyeyim, muhalefet partilerinin abdullah gülMeclis’te daha güçlü olacaklarını tahmin ediyorum ama tek parti hükümetinin devam edeceğini öngörüyorum” dedi.

Abdullah Gül, Financial Times Türkiye Zirvesi’nin kapanışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerdeki gelişmelere değinerek, Türkiye’nin nispeten daha istikrarlı, güvenli ve sağlam olduğunu tespit etmek gerektiğini dile getirdi.

Çevresi birçok sıkıntı içindeyken Türkiye’nin daha istikrarlı olmasının esas sebebinin ülkede geçen dönemde yapılan reformlar olduğunu belirten Gül, “Ülkemiz küresel mali krizden ve civardaki siyasi ve askeri çatışmalardan bir ölçüde etkilenmiş olsa da, bu etki Türkiye’nin istikrar ve dengesini bozmadı” diye konuştu.
Gül, 2 milyona yakın mültecinin kısa bir süre içinde bir ülkeye gelmesinin sosyal, güvenlik, siyasi, mali ve kültürel açıdan büyük bir olay olduğuna dikkati çekerek, bütün bu büyük yüklere rağmen Türkiye’nin dengesinin ve istikrarının sağlam durduğunu söyledi.

‘KÖKLÜ REFORMLAR…’

Türkiye’yi bu kadar sağlam hale getiren şeyin, geçen dönemde yaptıkları köklü reformlar olduğunu vurgulayan Gül, şunları kaydetti: “Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği statüsü ve 2001’le başlayan, daha sonra benim kurduğum 2002’deki hükümetle devam eden ve uzun bir süre reformcu nitelikte süren yapısal değişiklikler ülkeyi dışarıdan gelen şoklara karşı sağlam hale getirdi. Neticede Türkiye AB ile müzakerelere başlayan bir ülke oldu. Bunun için bir taraftan Kopenhag siyasi kriterlerini, diğer taraftan Maastricht ekonomik kriterlerini yerine getirmek hedeflerimiz oldu. Çok köklü reformlar yaptık, çok yapısal değişiklikler oldu. Onlar bugün Türkiye’yi hala götürüyor ve hala Türkiye’nin bu olumsuzluklardan minimum derecede etkilenmesini sağlıyor.
Özellikle müzakere süreci içerisinde AB müktesebatını üstlenmeye başlamamızla, gerek Avrupa tarafından gerek bizden kaynaklanan yavaşlamalar olsa da, AB standartları birçok alanda artık uygulamaya girdi ve hayatımızın bir parçası haline geldi. Fakat biz burada en büyük getiriyi özellikle ilk 4-5 yıllık dönemde 2008 krizine kadarki büyümede gördük. Türkiye olağanüstü büyüdü ve bütün bu reformların karşılığını gördü.”

“SEÇİMDEN SONRA YENİ BİR BAŞLANGIÇ ŞART”

Abdullah Gül, Türkiye’de 12 yıllık iktidar döneminde bu yapılanların gayet iyi olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Ülkenin bugünkü durumu, diğer ülkelere nispeten iyi. Fakat her şey bugünden daha iyi olabilirdi. Bu bir gerçek. Ülkenin durumunu daha da iyi halde görmek mümkündü. Burada soğukkanlı bir şekilde bakarsak, 12 yıllık kesintisiz bir iktidar dönemi sonunda ilk yılların reformcu heyecanının, dinamizminin ve performansının yavaşlamasını da doğal görüyorum. Bütün demokratik ülkelerde bununla karşılaşabiliriz. Dolayısıyla önemli olan, ülkeyi yönetenlerin bunu görüp yeni bir hamle yapma ihtiyacını hissetmeleri… Özellikle son 2-3 yıllık durgunluktan sonra yeni hamle yapma ihtiyacı çok açık bir şekilde ortada. Türkiye’yi yeni bir yörüngeye oturtmak için roketleri tekrar ateşlemek gerekir. Nasıl 2000’li yılların başında ülkeyi yeni bir yörüngeye oturtup, bütün bu reformcu süreci yaptıysak, şimdi artık roketleri tekrar ateşlemenin zamanı geldi. Bunu Türkiye’nin muhakkak yapması gerekir. Buna muhakkak ihtiyaç var.”

Gül, seçimin bunun için fırsat olduğuna işaret ederek, “Seçimlere gitmek için iki aydan kısa bir süre var. Herkes kendisini seçime ve seçim sonrasına göre hazırlıyor. Tabii ki halkın iki ay içerisinde nasıl karar vereceğini bilemeyiz. Açıkça söyleyeyim, benim tahminim şu; muhalefet partilerinin Meclis’te daha güçlü olacaklarını tahmin ediyorum ama tek parti iktidarının, hükümetin devam edeceğini öngörüyorum” diye konuştu.

Gelecek risk ve tehditleri gözönüne alarak seçimden sonra güçlü bir şekilde yeni başlangıç yapmanın Türkiye için elzem olduğunu vurgulayan Gül, “Son yıllardaki bütün kayıpları ancak bu şekilde telafi edebiliriz. Gerek iç meselelerden çıkan çeşitli konular gerek dışarıdan gelen çeşitli meseleler epey enerjimizi tüketti. Bu gayet açık. Dolayısıyla seçimden sonra yeni bir başlangıç şart” ifadelerini kullandı.

SİYASİ İKLİM NORMALLEŞMELİ, KUTUPLAŞMA BİTİRİLMELİ

Abdullah Gül, bunun için önce siyasi iklimin normalleştirilmesi ve kutuplaşmanın bitirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Aslında çok da zor değil bu; söylemle bile yapılabilecek şeyler bunlar. Söylemlere dikkat etmek, kullanılan dili buna göre değiştirmek ve yeni bir iklimin oluşturulmasının hedeflenmesi gerekiyor seçimden sonra. Belirsizliklerin giderilmesi, ülkenin tüm aktörlerinin artık belli bir noktaya odaklanmasının muhakkak sağlanması gerekiyor ki bunu muhakkak ülkeyi yöneten hükümet yapacaktır. Bu sinerjinin ortaya çıkması için, bu iklimin oluşturulmasının esas liderliğini hükümet yapacaktır. Bütün bunlar sağlanırsa inanıyorum ki son yıllarda kaybedilenler kazanılabilir; Türkiye’de yeni bir dönem yaşanabilir.”

“İSTİKRAR DEVAM EDECEK”

Abdullah Gül, “Yeni bir döneme başlayacağız. Ben ümitliyim. Seçimlerin neticesinin nasıl olacağını kesin bir şekilde söyleyemeyiz şüphesiz ama istikrarın devam edeceği kanaatindeyim sayısal açıdan. İstikrar şüphesiz ki sadece Meclis çoğunluğu demek değildir, bunun çok ötesi vardır ama tabi ki bu birinci şarttır. Son dönemlerde geçirdiğimiz şeylerin geçici olmasını arzu ederim. Yeni bir başlangıcın yapılabileceğini ve Türkiye’nin tekrar çok iyi bir atmosfere gireceğini ümit ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Seçim kampanyalarının ve seçime gidiş sürecinin de Türkiye’ye yakışır şekilde olması gerektiğini belirten Gül, “Seçim öncesi meselelerin seçim sonrasına nakledilip, seçim sonrasını esir almasına fırsat vermemek gerekir. Bu çok önemli. 1950’den beri Türkiye’de yapılan seçimler düzgün olmuştur; ufak tefek bazı sıkıntılar olmuş olsa bile… Hiçbir zaman seçim meşruiyetine gölge düşmemiştir, gayet düzgün yapılmıştır. Bu sefer de böyle olacağına inanıyorum. Bunun için herkese çok görev düşüyor. Seçim heyecanında ister istemez yapılan bazı yanlışları minimum yapmak gerekir. Bu tip şeyler her ülkede olur. Sorumluluk herkesin, bütün siyasi partilerin üzerindedir” ifadelerini kullandı.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Gül, “Türkiye’deki başkanlık sistemine ilişkin itirazınızı muhafaza ediyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Aslında ben cumhurbaşkanı olduğum dönemde de bana bu tip sorular sorulduğunda, Türkiye Cumhurbaşkanının yetkilerinin çok olduğunu söylemiş bir insanım. Çünkü yetkilerin hepsi 1980 Anayasası’na göre dizayn edilmişti. Bunların bir parlamenter sisteme çok yakışmadığını cumhurbaşkanı iken söylemiş bir insanım. O bakımdan gayet berrağım. Ben parlamenter sistemin iyileştirilmesinin daha doğru olduğunu önce de söyledim. Fakat bir başkanlık sisteminin demokratik olmadığını söyleyemeyiz. Bir şartla; nasıl ki parlamenter sistemin noksanlarından Türkiye çok çekmiştir; öyle olmuştur ki Türkiye’de hükümetlerin yetkisi paylaşılmıştır, gölge kabineler olmuştur ve neler neler olmuştur.

Şimdi eğer bir başkanlık sistemi söz konusu olursa, burada çok daha dikkatli olmak gerekir. Denge ve frenlerin çok açık bir şekilde yazılmış olması gerekir. Yani gelişmiş demokrasilerdeki, hukukun gerçek anlamda evrensel olarak üstün olduğu ülkelerdeki gibi eğer başkanlık sistemi söz konusu olursa, ona da ‘demokratik değildir’ diyemeyiz. Fakat benim tercihim, Türkiye için doğrusu, parlamenter sistemin daha da iyileştirilmesi.”

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

SİYAD’ın seçimiyle 100 yılın en iyi 10 filmi

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) 47. SİYAD Ödülleri 11 Mart'ta düzenlediği törenle...

Uğruna şiirler yazılan değil, şiir yazan 11 ‘kadın’ şair

Kadın ve şiir sözcükleri yan yana gelince hep erkek şairler tarafından...

Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili dehşet verici 25 bilgi

Nükleer santrallere neden karşı çıkmalıyız? Mersin'de yapılan Akkuyu Nükleer santrali nedir,...

Erdal Eren için bestelenen 10 şarkı

Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi Erdal Eren için bestelenen 10 şarkıyı...

Tartışı-Yorum

Ankara’nın Gayrimenkul Fiyat Artışında 1.İlçesi…

Tolga Yumrukaya / Satış Reçeteleri-1 Emlak sektörü, 2015’te hem değer artışı hem satışlardaki canlılık açısından parlak bir yarıyılı geride bıraktı. Yapı ruhsatı verilerinin gerilemesi de arzın yavaşlayarak eldeki konut stokunun...

Murat Sevinç’ten Yılmaz Özdil’in “şarjör” benzetmesine dair bir yazı

Murat Sevinç'ten Yılmaz Özdil'in "kalaşnikof'a sürülen şarjör" benzetmesine göndermeli bir yazı kaleme aldı: "Kürtler mevzubahis olduğunda, gerisi teferruat ve utanç…"Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in HDP'ye verilecek oyları "kalaşnikof'a sürülen şarjör"e...

Ankara’da Gayrimenkulün Son Durumu

Ankara, bilindiği üzere memur kenti olarak da bilinmektedir. Fakat son yıllarda oluşan konut projeleri ve Büyükşehir Belediyesi’nin çıkarmış olduğu sosyal projeler ile   arsaların yüksek  noktada fiyatlanması aslında hiçte öyle...