Ana SayfaHaberlerPolitikaErdoğan, asıl hedefleri beni...
Google Haberler'de takip et!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuştuğu bir televizyon programında Hakan Fidan ve Hrant Dink davalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

 
Habertürk’ten Nihal Bengisu Karaca’ya gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması sürecininde amacın kendisini almak olduğunu söyledi.
Erdoğan, Dink soruşturmasına ilişkin de açıklamalarda bulundu. ‘Olayın nerelere ulaştığı zaten şu anda ortaya çıkıyor’ diyen Erdoğan, Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması sürecine ilişkin ise “sonra da beni alacaklardı” ifadelerini kullandı.

O söyleşiden bir bölüm:
-“Gündemi belirlenen Türkiye’den gündem belirleyen Türkiye’ye geçiş” diyorsunuz. Böyle bir süreçte başkanlık sisteminin rolü ne olur? Bu konuda hükümetle bir uyum problemi var mı?

Kulislere çeşitli iddialar yansıyor… Öncelikle gündemi belirlenen bir Türkiye ile gündem belirleyen bir Türkiye noktasında, gerçekten ben başkanlık sisteminin bu sürece güç katacağına inanıyorum. Bu bir defa, iki kere iki dört. Başkanlık sisteminin sağlayacağı en büyük avantaj, çokbaşlılığı ortadan kaldırması olacaktır. Karar süreçlerine etkisi çok olumlu olacaktır. Seri karar almak, çok daha çabuk netice almayı getirecektir diye düşünüyorum. Zira “Bizdeki mevcut sistemde karar süreci süratle işliyor” dersek kendimizi aldatırız. İkincisi, her zaman söylediğim bir şey var; gerek insan yönetiminde, gerek paranın yönetiminde, gerekse bilginin yönetiminde çok daha verimli olabiliriz ama şu anda verimli değiliz, bu çok açık net, ortada. Bizim verim ekonomisini devreye sokmamız lazım. Verim ekonomisini devreye sokabilirsek, netice almamız da o denli artacaktır. Görüyoruz ki gelişmiş ülkelerin tamamına yakınında başkanlık sistemi var. Bu neyi gösteriyor? Demek ki buradan netice alınıyor. Buradan netice alındığına göre, biz niye hâlâ ayaklarımıza prangaları bağlayalım, gitmemek, koşmamak için buna devam edelim?

‘Hesapları beni almaktı’
-Hrant Dink cinayetinde paralel yapının bağlantısı olduğunu düşünüyor musunuz?

Daha önce söyledim; biz aslında iyi niyetimizin kurbanı olduk. MİT Müsteşarı’na malum operasyon yapıldığından itibaren bu işi anlamış durumdayız. Biliyorsunuz, hesapları önce MİT Müsteşarı’nı almak, sonra da beni almaktı. Pennsylvania ile bu işin alakası var mı? “Yok” demek mümkün değil, işin hep içinde. Dink olayında işin nerelere ulaştığı zaten şu anda ortaya çıkıyor. Emniyetteki, istihbarattaki ayakları ortaya çıkmış vaziyette. Şimdi bunların üzerlerine hem emniyet teşkilatı hem de yargı gidiyor. Gerek Balyoz, gerek Ergenekon bunların içinde hep bunlar var. Hem yargı hem de emniyet ayağı ile var. Adam bakıyorsun, emniyette zaten her şeyi hazırlıyor, yargı kalkıp da o emniyette hazırlanan zabıtlar hakkında herhangi bir tasarrufta bulunmuyor, alıyor, tutuklamayı yapıyor, işi bitiriyor. Bu süreç böyle devam etti. 17-25 Aralık sürecinde bu müdahale yapılmamış olsaydı iş böyle gidecekti. Darbeye karşı darbe yapılınca o iş bitmiş oldu.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

21 fotoğrafla kadınların erkeklerden uzun yaşadığının kanıtı

Kadınların erkeklerden daha uzun  yaşadığı istatistiksel bir gerçek. Doğal olarak bilim adamları...

Bilim dünyasına iz bırakan 5 kadın!

İş hayatında cinsiyet eşitliği en çok tartışılan konulardan biri. Tüm dünyada...

Curtis Wiklund’dan illüstrasyonlarla bir aşkın 365 günü

Bir düğün fotoğrafçısı olan Curtis Wiklund, mutlu aile hikayesini her gün...

Sanatçı Aydın Büyüktaş’tan bir istanbul parodisi: Flatland

Aydın Büyüktaş'ın "Flatland-Düzülke" adlı fotoğraf serisi, alışık olduğumuzun dışında bir İstanbul'un hikayesini...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir...

Kerbelâ’ya Giderken İmam Hüseyin’e Veda

Muharrem ayının 10.  Gününde (10 Ekim 680) şafakla birlikte saldırı başladı. Bir tarafta 5 bine yakın Halife Yezid’in ordusu, diğer tarafta 72 savaşçı. Adil olmayan, eşit şartlarda gerçekleşmeyen bir...

Robert Fisk: Türkiye iş pişirdiği IŞİD hilafetinin saldırılarıyla karşı karşıya

Ortadoğu uzmanı Robert Fisk'in Independent'ta yayınlanan makalesinde, Türkiye "Petrol kaçakçılarının ürünlerini IŞİD denetimindeki bölgelerden getirmesine izin verdiğini" belirterek, "Türkiye iş pişirdiği IŞİD 'hilafetinin' Ankara ve İstanbul’a yönelik saldırıları ile karşı...